hesabın var mı? giriş yap

  • bana anneannemi hatirlatan kurabiye... cok guzel yapardi rahmetli...

    ondan tarif alamadigima pismandim ama bir suredir kendim internetten derledigim tarifleri modifiye ederek o lezzete yakin bir sekilde bunu yapmaya calisiyordum... bu surecte edindigim tecrubelerime dayanarak, en ideal malzeme listesinin soyle oldugunu soyleyebilirim:

    125 gr tereyag
    100 ml zeytinyagi
    2 ad yumurta
    1.5 su bardagi seker
    2 limonun kabugunun rendesi (rendenin ince tarafiyla)
    1 limonun kabugunun rendesi (rendenin kalin tarafiyla)
    1 limonun suyu
    2 yemek kasigi suzme yogurt
    1 paket kabartma tozu
    1 paket vanilya
    2 cay kasigi karbonat
    6.5 su bardagi un
    bir tutam tarcin

    once karistirma kabina tereyagi koyuyorum ve bunu, icinde sicak su olan daha derin bi kaba oturtuyorum... boylece tereyagi eriyor ama cok da kizgin olmuyor...

    tereyag eridikten sonra zeytinyagini, limon suyunu, limon kabugu rendelerini, sekeri, tarcini ve vanilyayi koyup karistiriyorum... bu esnada sivi tereyagin sicakligi iyice azaliyor, sonrasinda da yumurtalari kiriyorum (yumurtayi ilk basta kirarsaniz katilasma riski var)... daha sonra da karbonatla kabartma tozu ilave ediliyor...

    bundan sonra da unu koyup yogurmaya basliyorum... hamur iyice kivama gelince de avuc icini dolduracak kadar parcalar alip, yuvarlayip tepsiye diziyorum... ustlerine catlamalari icin bicakla ufak birer carpi isareti koyup azicik da toz seker serpiyorum... en sonunda da 175 dereceye isitilmis firinda 25 dakika kadar pisiriyorum...

    deneyecek olanlara simdiden afiyet olsun!

    not: limonlari iri ve kabugu kalin olacak sekilde secin, dandik mayer limonlara ilismeyin...

  • bir kere inkara gerek yok. bir dönem hepimizi annemiz banyo yaptırıyordu. zaten inkar edene gülünür. neyse. günlerden pazardır. (bkz: pazar gunu ailecek banyo yapma gelenegi) banyo sırası için kardeşlerle yapılan kavgadan sora sıra bize gelmiştir. anne meşgul bir kuaför gibi banyoda sıradaki müşterisini beklemektedir. önceki banyo seansının pisliklerini temizlemektedir. banyoya girilir ve soyunulur. tek başına banyo yapmaya geçiş sürecinde pek acı veren bir soyunmadır bu. yavaş yavaş davranılır. ama annenin daha işi var. çamaşırıdır, ütüsüdür. onun vakit kaybına tahammülü yok. ağırdan alan çocuğun soyunmasını hızlandırır ve tabureye oturtur. banyo taburesine oturmadan önce sıcak su dökmekten bihaberdir bu gaddar anneler. küçük bir titreme olur. iyice kamburlaşılır.

    bu sırada anne suyu ayarlamaktadır. ve nedense bu su hep kaynama noktasına yakın olur. ilk kafadan dökülen su kamburlaşan bedeni sarsar. dimdik olunur. "sıcaaaaaak" diye bağırılır ama anne o suyun sıcak olmadığını düşünmektedir. ikinci sudan sonra da "sıcaaak" inlemeleri devam ederse biraz soğuk su ilave eder anne suya.

    sonra sabun faslı. sanki kafayı değil de kirli donu çitiler gibi sabunlar anne kafayı. bir oraya bir öbür tarafa gider kafa. sonra gözlerin kapanması talimatı gelir ve tekrardan su dökme işine geçilir.

    sabunlanma işi de bitince işin en acı verici kısmına gelinmiştir. kese. sanırsın işkembe temizliyor anne. elinin altındaki incecik çocuk kolları değil de cansız bir nesne. hele o boğaz altının keselenmesi yok mu? gıdıklandığına mı yanarsın, acıdığına mı?

    kese de bitince sıra lifle vücudu sabunlamaya gelir. anne deminki yaptığı güreşten yorulduğu için sabunladığı lifi elimize verip kendi kendimize sabunlanmamızı isteyebilir.

    tüm bu işlemlerden sonra kafadan aşağıya son bir iki su dökülür ve o kaçınılmaz hareket gelir. aynen sac yikayan berberin saclari siyirttirma hareketi gibi bir hareket. ama hareket suratadır. anne, elini kafanın üstünden çeneye doğru bastıra bastıra sürter. burun ağrır, surat ekşir.

  • ''hayatim suresince boyum kadar kitap yazdim ama beni sevmeyenler buna da mazeret bulup -onun zaten boyu kisaydi- diyebilirler.'' demi$ bir vakitte..

  • ben de mesela parasız kaldığım zaman geçici süreliğine sigarayı bırakıyorum. geçen ay çok içtin rita, bu ay sana sigara yok, diyorum. fakat burada sebep de etken de edilgen de benim.

    şu mantıksız olurdu mesela ama değil mi: sigara içiyorum, parasız kalmışım, bu arada bir de çocuğum var. sigarayı bırakmıyorum da çocuğuma "geçen ay çok yedin, bu ay sana yemek yok." diyorum.

    kendine saray yapıp vatandaşının boğazından kısan devlete çok afedersiniz kafam bile girmesin, çıksın gitsin.

    ekleme: başlık başa kalmış.

    açan yanlış hatırlamıyorsam sevojan'dı ve uçuruldu.

    ve yine yanlış hatırlamıyorsam mehmet şimşek maliye bakanı kimliğiyle söylemişti.

  • başkenti de gibraltar* olan britanya denizaşırı toprakları* ve avrupa ülkesi. iber yarımadası'nın en güney ucunda cebelitarık boğazı'nın hemen kuzeyinde yer alır. devlet başkanı kraliçe ikinci elizabeth, resmi dili ingilizcedir. ülkede konuşulan diğer diller ispanyolca, llanito* ve portekizcedir. nüfusu* küçük, yüz ölçümü* çok daha küçüktür. dolayısıyla km2 başına yaklaşık 4300 kişi ile dünyanın en yoğun beşinci ülkesidir. 2011 yılı itibariyle toplam gsyih yaklaşık 1.5 milyar $, kişi başına düşen gsyih ise yaklaşık 50 bin $ olarak tahmin edilmektedir.