• kedilerinin evrimine bakan birisi şizofreni ve dmt arasındaki bağı rahatça çözebilir. dmt oranı yükseldikçe kedilerin boyutlarını tanımlada farklı yollara girmiş.

    bir dmt transında şu süreç 5 dakika içinde olmaktadır, wain'de ise şizofreni ile senelerce yavaş yavaş ilerlemiştir: http://i.imgur.com/xfaaw.jpg

    biliyorum, kendim gördüm.
    (bkz: dmt)
  • sizofreniye yakalanmış bir ressam. yaptıgı kedi tabloları, bir sizofrenin kediyi hangi sekilde gordugunu belirtmesinden dolayı oldukca ilgi cekici.
  • kedilerden oluşan rengarenk bir toplum yaratmış önce, resimde teşhis sanatını kullanmış. kedilere olan algısı insana dair jest, mimik ve durumları, onlara yüklemekmiş. o kadar çok girmiş ki bir süre sonra tablodaki kedilerin dünyasına. sanrılar başlayınca kediler onun dünyasına girmeye başlamış. sonra sulu boya baskılara benzer desenlere dönüşmüşler. rengarenk, alaca bulaca bir karmaşa, kestirelemeyen bir bulanıklık. acaba resmin resmini yapsaydı, sanrılarının tablodaki görünüşünü nasıl çizerdi merak ediyorum.
    resimleri, bardakta duran suda kırılmış bir ışık demetinin ayrışmış renkleri gibi. görüntü ve gerçeklik algısı üstüne muazzam örnekler. kim bilir ? ışık, gerçekleri retinasından ona göstermiştir. bizim gördüğümüz kedilerin gerçek olduğunu nasıl ispatlayabiliriz ? van gogh hastayı , wain hastalığı resmetmiş.
  • antropomorfik kedi illüstrasyonlarıyla tanınan, 1860 doğumlu, ingiliz illüstratör, ressam ve grafikerdir.

    evlendikten kısa bir süre sonra meme kanserine yakalanan karısına moral vermek ve onu eğlendirmek için sosyal ortamlarda takılan iri gözlü kediler çizmeye başlayan sanatçının kansere yenik düşen karısının ölümü, hayatında derin bir depresyonun tetikleyicisi oldu. karısının yokluğundan doğan derin boşluğa, birinci dünya savaşı’nın ezici etkileri ve yoksulluk da eklenince ruh sağlığı giderek daha da kötüleşti.

    57 yaşında, kendisine sadece bir kişinin düşünme biçimini değil aynı zamanda davranışlarını da etkileyen şizofreni teşhisi konuldu ve agresif davranışları nedeniyle hayatının son 15 yılını psikiyatri kurumlarında geçirdi.

    tabii ki bu illet rahatsızlıktan etkilenen sadece kişiliği değildi. wain'in sanat eserleri de ilk sanat eserlerine göre giderek daha az benzer bir tarza sahip olmaya başladı. daha önce gülümseyen, neşeli ve insanvari özellikler taşıyan sevimli kedileri daha geometrik ve daha renkli hale geldi. bu psychedelic yavru kedi tablolarının çoğunu, sanatçının rahatsızlığından dolayı kaldırıldığı ve son nefesini orada verdiği napsbury hastanesi'nde yaratmıştır.

    eserlerini inceleyen uzmanlar her tablo için farklı tespitlerde bulunmuşlardır. en çok saptanan bulgu ise öfkedir. öfkesine rağmen kedilerden vazgeçmemesinin sebebinin ise eşinin kedilere olan sevgisi olduğu düşünülmektedir.
  • ingiliz ressam, 1860-1930 yılları arasında yaşamıştır.. kansere yakalanan eşini eğlendirmek için kendi kedilerini resmetmeye başladığı, zamanla ün kazandığı, 1.dünya savaşının ertesinde yaşadığı yoksullukla birlikte ruhsal sorunlarının başladığı, şizofreni teşhisinin ise 57 yaşında konduğu söylenmektedir..

    ilk dönem çalışmalarında, kediseverleri cok memnun edebilecek renkli renkli, sevimli kedilerle dolu tabloları vardır. kedilerin tablolardaki insani davranışları, kuvvetli yüz ifadeleri ise wain'in bugünlerin popüler ismi douglas adams'vari bir yabancılaştırma/yer değiştirme ile kedileri kullanarak insanları yorumladığını düşündürmektedir..

    şizofreni ertesi sanatı ise fantastik kedi biçimlerine dönüşmüştür. tavuskuşu kuyruğu veya kelebek kanadına daha çok benzeyen, rengarenk kaleydoskopik/fraktal desenli kediler resmetmeye başlamıştır.. kesinlikle görülmelidirler..
  • h. g. wells kendisini şöyle yorumlamış; "o, kedileri kendisinin kılmış. bir kedi tarzı, kedilerden oluşan bir toplum, bir dünya yaratmış. o kadar ki, louis wain'in kedilerine benzemeyen ve onlar gibi yaşamayan ingiliz kedileri kendilerinden utanır olmuşlar."
  • kedi çizimleriyle tanınan ingiliz sanatçı.

    şizofreni hastası olduğu iddia edilmektedir. 1924'te kız kardeşleri artık onun değişken, bazen şiddet içeren davranışlarıyla başa çıkamayınca hastaneye yatırılmıştır fakat hastalığının 1924'te başlamadığı, uzun yıllar hafif bir biçimde var olduğu, kız kardeşi caroline'ın ölümüne yanıt olarak şiddetli bir forma dönüştüğü düşünülmektedir. şizofrenisinin sanatı üzerinde muhtemelen az etkisi oldu. hastalığın akut atakları sırasında hiç resim yapmamış veya yapamamıştır, ancak daha stabil hale geldiğinde resim yapma eğiliminde olmuştur. hastanede bir süre sonra hastalık tekrar hafif bir forma büründü ve sanat çalışmalarına kaldığı yerden devam etti. 1936'da serebrovasküler olay geçirdi ve bunun sonucunda ölüm yılı olan 1939'da muhtemelen vasküler demansın birçok özelliğini gösteriyordu.

    psikiyatrlar, louis wain'in bazı resimlerinin şizofrenisinin ilerlemesinin görsel bir temsilini ortaya koyduğunu düşündü. fakat bu çizimlerden herhangi birinin gerçekte ne zaman yapıldığına dair hiçbir kanıt olmaması nedeniyle bu fikir eleştiriye açıktır. bununla birlikte şimdi koyuldukları sıra tamamen yapaydır. görünüşe göre dr. maclay, wain öldükten sonra bu resimlerin bir kısmını veya tamamını camden hill'deki küçük bir dükkanda bulmuş ve daha sonra onları klinik bir ilerleme sırası olarak değerlendirdiği şekilde düzenlemiştir. şimdiki ortak kanı, resimlerin louis wain'in farklı zamanlarda yaptığı çalışmaların örneklerinden fazlası olmadığı yönünde. bu yüzden wain’in eserleri ile hastalığının farklı aşamaları arasındaki bağlantı yalnızca spekülasyonlardan ibarettir. tıpkı hastalığının kedi dışkısıyla atılan bir parazit olan toxoplasma gondii tarafından tetiklenmiş olabileceği gibi.
  • louis wain denince, akla ilk gelen kedilerdir. kendisi kedi aşığıdır, ki bu en sevdiğim özelliği olmuştur. karısını çok seven wain, eşinin hastalığı döneminde onu güldürebilmek adına komik kedi resimleri yapar. olumlu tepki alınca, bu durum ilerlemeye başlar. eşi öldükten sonra, ağır bir depresyon sürecine girer ve şizofreni belirtileri baş gösterir.

    neşeli, eğlenen kedilerin yerini; mutsuz, depresif kediler almıştır artık. şizofreni öncesi ve sonrası resimler incelendiğinde, aradaki sert farklar hemen dikkatinizi çekecektir. başbakan ramsey macdonald, wain'in şartlarını iyileştirecek bir fon açarak, ona sanat hayatı ve geçimi için destek olur. bu süreçten sonra çalışmaları daha da mükemmelleşmiştir.

    herbert george wells kendisi için şöyle demiş; "o, kedileri kendisinin kılmış. bir kedi tarzı, kedilerden oluşan bir toplum, bir dünya yaratmış. o kadar ki, louis wain'in kedilerine benzemeyen ve onlar gibi yaşamayan ingiliz kedileri kendilerinden utanır olmuşlar." daha ne desin adam.
  • ressamın hayatını anlatan aynı isimli filmin başrollerinde (bkz: benedict cumberbatch) ve (bkz: claire foy) var.

    filmden ilk görüntü

    başrol tercihleri heyecanlandırdı. güzel bir film olacak gibi görünüyor.
  • benedict cumberbatchhayranlığımın sonucu izlediğim louis wain'in renkli dünyasıfilmi sayesinde tanıdığım ingiliz ressam, mucit... ve film harikaydı. bu kedi aşığı adamın hayat hikayesi de yapıtları da muhteşem. cumberbatch de olağanüstü canlandırmış. kaçırmayın, izleyin.
hesabın var mı? giriş yap